MHP Lideri Devlet Bahçelinin 5 Kritik Hamlesi ;

2018-04-18 10:00:00

  MHP grup toplantısındaki konuşmasında erken seçim çağrısı yapan Bahçeli, 20 yılı aşan MHP liderliğinde önemli kararlara damga vurdu.   AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 seçimleri de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişi sağlayan referandum da Bahçeli'nin kritik hamleleri sonrası gerçekleşti. MHP'nin kurucu lideri "Başbuğ" Alparslan Türkeş'in vefatının ardından 6 Temmuz 1997'deki kurultayda MHP genel başkanlığına seçilen Devlet Bahçeli, 20 yılı aşan liderliğinde önemli kararlara damga vurdu. 1. 3 KASIM 2002 SEÇİMLERİ Bahçeli, 1999'da MHP liderliğinde girdiği ilk genel seçimde DSP'nin ardından en çok oy alan ikinci parti olarak Meclis'e girmeyi başarmıştı. Bahçeli, Bülent Ecevit'in başbakanlığında kurulan hükümete, Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi ile birlikte ortak olmuştu. 57. Hükümet, 28 Mayıs 1999'da göreve başlamasından 3 ay sonra 17 Ağustos 1999'da gerçekleşen tarihimizin en acı depremlerinden birinin yaralarını sarmaya çalıştı. 19 Şubat 2001'deki "anayasa kitapçığının fırlatılması" sonrası başlayan kriz, hükümet ile ilgili tartışmaları büyüttü. Koalisyon ortağı Bahçeli, bu ortamda erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledi. 2. 7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ Kuruluşundan bu yana girdiği seçimlerden tek başına iktidarı elde edebilecek oyu alan AK Parti, 7 Haziran 2015'teki seçimde bu orana ulaşamadı. Bahçeli, seçimin ardından yaptığı ilk açıklamalarda hiçbir koalisyonun içinde yer almayacağı mesajını vererek yeni bir seçime işaret etti. Koalisyon görüşmelerinde de bir netice alınamayınca Ahmet Davutoğlu'nun başbakanlığında kur... Devamı

Ben Anadoluyum !!

2016-08-31 11:47:00

Bir yanımdan şafak sökerken bir baştan bir başa, Her gün selam veriyor güneş kurda, kuşa. Dört mevsim bir yaşanır, yok cihanda böyle bir eş. Akşamsefasından ufuklardan batıyor güneş. İşte ben Anadolu’yum yiğidim, çatıktır kaşım. Bir babanın öz oğluyum, yedi kardeşim. Yedi oğlum vardır biri Aras’tır, bir ucunda Serhat Bir kızım var Dicle’dir, bir oğlum var Fırat. İki ikizim var: Ceyhan, Seyhan kıskançlık verirler yad’a, Her nesneye can verilir Çukurova’da. Bir oğlum vardır, uzun boyludur kızıl ya Bir kızım var vardır kaşları hilaldir adı Sakarya. İşte benim, benim, ben Anadolu’yum. Ben Türküm, Kürdüm, Zazayım, Lazım Çerkezim, Dadaşım. Dedik ya bir babanın oğlu yedi kardeşim. Ben Karadenizde Lazım,Hazar Denizinde Abazım, Bir elimde kemence, bir elimde sazım. İşte benim ben Anadolu’yum. Ben Ağrı Dağında güvercinim, Bitlis’te Ahlat, Van’da Gevaş’ım, Ben Bingöl dağlarında çobanım, Muş ile kardeşim. Hakkari’de Ahmed-i Hani fakiri kuşum. Ben Cizre yollarında Mem-u Zin ile yoldaşım Batman’da petrol, Diyarbakır ovasında pamuk. Melik Ahmet dükkanın da kumaşım. Ben Siirt’te Koçaro, Mardin’de Süryanı. Antep’te şahin. Urfa’da Halilin rahman sofrasında aşım. Ben Erzincan’da terzi baba, Elazığ’da Gagoşum. Munzur’da alevi, Sivas’ta kızılbaşım. İşte benim ben Anadolu’yum. Hatay’da Arabım, Habibi Nacara yandaşım. Ben Malatya, Adıyaman, Maraş’ım. Ben Kayseri, Kırşehir, Kırıkkale eğilmez başım. Yozgat, Tokat, Ankara vatan duvarında taşım. Adana, Antalya, İzmir, Bursa’da hoşum. Sakarya, İzmit, İstanbul aşkıyla sarhoşum. Egede efe, Trakya’da roman, Marmara’da mamoşum. Ben yurtta sulh, cihanda barışım. Ben Kur-ani Kerim ışığında çağ... Devamı

Taşları Bağlamışlar Köpekler Serbest

2016-08-18 11:04:00

borcumuz var vatana elbet ödenecek az sabret ana oglun insallah dönecek o kadar kolay degil vatani bölmek ve o kadar zor degil ugruna ölmek taslari baglamislar köpekler serbest eskiya düze inmis yigitler derdest imama bozulupta bozmayiz abdest gün gelirde bu hesap görülür elbet. cephede yenilen düsman bir zaman siner ilk firsatta oyunu sinsice dener keser döner sap döner bu hesap döner bu millet makus talihi bu kezde yener taslari baglamislar köpekler serbest eskiya düze inmis yigitler derdest imama bozulupta bozmayiz abdest gün gelirde bu hesap görülür elbet Devamı

Fotoğraf

2016-08-18 11:00:00
Fotoğraf |  görsel 1

Devamı

Mutlu ve Putlu Faşistler

2009-11-24 14:35:00

Din hizmeti nedir, ne değildir? İlmi, kültürü, iktidarı (gücü), imkanı, fırsatı olan her Müslüman, İslâm'a hizmet etmekle yükümlüdür. Ancak bu hizmetin şartları, usûlü, erkânı vardır. Öyle deli dana gibi hizmet edilmez. 1. Para kazanmak, zengin olmak, ün ve alkış elde etmek, riyaset için yapılan hizmetler hizmet değildir, din sömürüsüdür. Böyle sahte hizmetler şeref değil, şerefsizlik kazandırır. Böyle yapanlar münâfıktır. 2. Hiçbir hizmet ehlinin hizmet ederken dinden tâviz (ödün) vermeye hakkı ve salahiyeti yoktur. 3. Hizmetler Kur'ân'a, Sünnet'e, Şeriat'a, fıkha, İslâm ahlakının ilkelerine uygun olarak yapılır. 4. Hizmet yukarıdaki 3'üncü maddede sayılan değerler için yapılır. 5. Ümmeti ikinci plana atıp (veya hiç hesaba katmayıp) cemaati, grubu, derneği, tarikatı birinci plana alarak hizmet edilmez. 6. Zarurat-ı diniyenin inkârı küfürdür. Böyle hizmet olmaz! 7. Üç hak İbrahimî din vardır. Hz. Muhammed'in peygamberliğini, Kur'ân'ı, İslâm'ı inkâr eden kafirler de ehl-i cennettir diyerek kesinlikle hizmet yapılamaz. 8. Harbî kâfirleri, İslâm düşmanlarını dost ve velî ittihaz ederek hizmet olmaz. 9. Allah için yapılan hizmetin birinci temel şartı ihlastır, yani temiz ve sahih bir niyettir. 10. Benliklerini put haline getirip gizlice ona tapanlar mecâzî mânada müşriktir. 11. Rühbanlarını erbab (rabler) haline getirip putlaştıranların hizmetleri şâibelidir. 12. Biz hizmet yapıyoruz veya yapacağız diyerek Müslüman halkın zekâtlarını Kur'ân'a, şeriata, fıkha aykırı olarak toplayanlar ve toplanan meblâğı bildikleri gibi sarf edenler hizmet etmiyor. (Zekat parasıyla rastgele hizmet edilmez.) 13. Kur'ân'ı kendi nefisleri, hevaları, re'yleri doğrultusunda yorumlayanlar hizmet edemez. 14. Tarikat ve tasavvuf Müslümanlarına müşrik ve kâfir diyenler hizmet etmiyorlar, hezimete sebep oluyorlar. 15. En büyük ve temel hizmet iman hizmetleridir. 16. Bir kimsenin hidâyetine (doğru yolu bulmasına, Müslüman olmasına) vesile olmak çok büyük bir hizmettir. 17. Din h... Devamı

Gazikovan

2009-11-04 09:19:00

Mart 1921 - İnönü Ovasıİnsanın iflahını kesen buz gibi bozkır ayazında Ethem Çavuş'un sırtı üşüyor, avuçları ise kızgın mermi kovanlarına çıplak elle dokunduğu için alev alev yanıyordu. Top atışı on sekiz saattir durmaksızın sürüyordu ve bunca süreden sonra elleri neredeyse duyarsızlaşmıştı. Sabit, artmayan, ıstırap verici sayılmayacak basit bir sızlama gibiydi sadece. Oysa her iki avucu da tamamen su toplamış, kabarmıştı.Mart ayazında esen poyraz, İnönü ovasından kalkan tozu düşmana doğru süpürüyor, süvariler düşman hatlarına doğru, poyrazdan da hızlı hücum ediyorlardı. At kişnemeleri, top gümbürtüleri, insan çığlıkları, tüfek sesleri, süngü ve kılıç şakırtıları birbirine karışmış, Ethem Çavuş'un yarı sağır kulaklarında değişmez, bitimsiz bir savaş uğultusu haline gelmişti. Her ses o tek sesin minik bir armonisi, o polifonik ezginin bir anda işitilip kaybolan notaları gibiydi.Ethem Çavuş, 75 mm'lik topu durmaksızın dolduruyor, her seferinde besmele çekip keşif kolundan bildirilen menzillere kıyamet yağdırıyordu. Artık otomatik hale gelmiş hareketlerle sandıktan mermi alıyor, topa sürüyor, ateşliyor, boş kovanı çıkarıp ayaklarının dibindeki başka bir sandığa atıyordu. O anda eline bir somun ekmek verseler, onu bile topun mermi yatağına sürebilirdi.Sandıkta kalan sondan üçüncü mermiyi aldığında bir an duraksadı. Merminin üzerine bir çaput sarılıydı. Hareketini yavaşlatan bu saçmalığa söverek çaputu sökerken avucuna kalem büyüklüğünde demir bir çubuk düştü. Çaputun ve çubuğun anlamını çözmeye çalışırken sarı metalden mermi kovanına kazınarak yazılmış yazıya gözü ilişti. Okumaya vakti yoktu. Mermiyi topa sürüp ateşledi. Demir &ccedi... Devamı

Dünyanın "en ünlü" ve "en kanlı" derbilerinin sebebi ne?

2009-10-30 17:25:00

Dünyanın "en ünlü" ve "en kanlı" derbilerinin sebebi ne?  İskocya.Glasgow.Ayni sehrin iki takimi. Celtic ve Rangers.Biri Katolik, oburu Protestan. Din derbisi...(Katolik golcu Johnston, Rangers'a transfer oldugundaevi yakildi. Mac, Johnston'un goluyle 1-0 kazanilsa bile, Rangers taraftarlari "mac 0-0 bitti" diyordu. ) Arjantin.Buenos Aires.Ayni sehrin iki takimi.Boca Juniors ve River Plate.Birini Italyan gocmenler kurdu, oburunu oz be ozArjantinliler.Irk derbisi...(Durum oyle vahim ki, sadece Bocalilarin gomulecegi kabristan yapiliyor. Yani, mezara kadar...) Italya.Roma.Ayni sehrin iki takimi.Lazio ve Roma.Biri fasist, oburu demokrat. Ideoloji derbisi...(Laziolular Mussolini'nin torunlari... Zenci ya da Yahudi futbolcu istemiyorlar. Asil isimleri SS Lazio... SS, societa sportiva... Yani, sportifmuessese... Ama onlar icin anlami farkli... Roma'nin amblemi ise, Roma'nin kuruculari Romus ve Romulus'uemziren kurt figuru. Yani, parlamentonun atalari...) Italya. Milano.Ayni sehrin iki takimi.Inter ve Milan.Biri kiro, oburu asil.Sinif derbisi...(Milan taraftarlari arasinda Duk'ler Baron'lar falanvar.)Romanya.Bukres.Ayni sehrin iki takimi. Steau ve Dinamo.Biri asker, biri polis.Derin devlet derbisi... (Genel olarak birbirlerini dovuyorlar.. . Sonrabirlesip, herkesi dovuyorlar.. .)Turkiye.Istanbul.Ayni sehrin iki takimi.Fenerbahce ve Galatasaray.Din ayrimi yok. Irk ayrimi yok. ideoloji ayrimi yok. Sinif ayrimi yok. Asker-polis ayrimi yok. Zengin-fakirayrimi yok. Egitimli-cahil ayrimi yok...ustelik, dunyadaki unlu derbilerden farkli olarak, taraftarlari "ayni şehir" ile sinirli değil.Bütun ülkede var... Peki bunun adi nedir?......... yarışı derbisi...(Bu inanilmaz nefretin mantıklı bir izahı yok cünkü...)... Devamı

Ben Türk'üm, üstelik Ülkücüyüm de...

2009-06-30 14:22:00

Ben Türk'üm, üstelik Ülkücüyüm de...Ülkücüyüm ben...Türklük gurur ve şuûrunu, İslâm ahlâk ve fazîletini râm eden fikri, yaşama şekli kabul etmiş bir Türk’üm...“Küfr’ün karşısında susmak, dilsiz şeytanlıktır.” öğretisini yürekten kabullenmiş ve aslâ susmaya tenezzül etmemiş bir Türk’üm...“Yüksel Türk! Senin için yükselmenin hudûdu yoktur.” diyecek kadar kendisine ve Türklüğüne güvenen Atatürkçe düşünen bir Türk’üm...“Ben Türk Milleti’ni; sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye, rüşvet-hile ile çiğnenen çiğnetilen hukuk düzenlerine, ahlâktan mahrûm hürriyete, tefeciliğe, karaborsaya yer veren bir ekonomiye çağırmıyorum. Türklük gurûr ve şuûruna, İslâm ahlâk ve fazîletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe-kardeş liğe, kısaca Hak yolu, Hakikat yolu, Allah Yolu’na çağırıyorum. Hareketin adını isteyenlere açıkça îlan ediyorum: Yeniden maneviyata dönüş...” dâvetine yürekten katılmış bir Türk’üm...Ülkücüyüm ben...Muhteşem Türk Atatürk’le ülküdaşlığın şerefini taşıyan bir Türk’üm. “Muhtâc olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda mevcuttur.” tarifine îman etmiş bir Türk’üm...Adamcılığı, kişi taraftarlığını yok ederek, kimseye belli etmeden bütün taraftarlarını ülkücüleştiren Başbuğ’un târifine göre ülkücü bir Türk’üm...“Her türlü emperyalizme, her türlü kültür emperyalizmine hayır.”  d... Devamı

Ülkücünün Çilesi _ Galip Erdem

2009-06-20 18:02:00

Gün olur, ülküsüz insanlara gıpta ile bakasınız gelir. Rahat yaşarlar. Tıpkı Şairin söylediği gibi: "Akl-ı şuur" ları vardır, güzel severler. "Bade" içerler ve nihayet göçüp giderler.Ülkücülerin hayatı bambaşkadır. Sözlüklerinde rahatlık kelimesinin yeri yoktur. Daimi bir mücadele içinde ömür tüketirler. Hemen herkesle, her şeyle zaman zaman çatıştıkları görülür. Arkadaşları ile, aileleri ile, hatta sevdikleri ile.. Belli bir ülkünün esaslarından ziyade politikanın değişen icaplarına uymayı tercih eden kudret sahipleri ile de sık sık ihtilafa düşerler. Çok defa, başları belaya girer; gene de sinmezler. Bu halleri " kalabalık" a göre,uslanmamaktı r; kendilerine göre de, yılmamak.Ülkücü dünya nimetlerinden yana nasipsizdir. Gözü yoktur ki, nasibi olsun. Bir lokma, bir hırka o?na yeter. Paraya karşı o kadar müstağnidir ki, halkın hayretine sebep olur. Herkesin istediğini istemez, ne istediğini de herkes anlayamaz. Kendi zevkleri dışında zevk tanımayanların gözünde "zevksiz" bir adamdır! Küçümserler onu, hayatı anlamamakla, üç günlük dünyanın hakkını vermemekle itham ederler. Böyle davranışlara hiç önem vermez. Elverir ki, inandığına dokunulmasın!Kalabalığın nazarında o, zavallı bir hayalperesttir. Olmayacak fikirlerin rüyasına dalmış öylece uyumakta, başkalarını da uyumaya teşvik etmekte...Bir gün fikirlerinin gerçekleştiği görülse bile, O?na hiç kimse "aferin" demez. Üstelik, "böyle olacağı zaten belli idi" buyurulur.Ülkücünün, ülküsü ile münasebeti, hakiki bir aşkta sevenle sevgilinin münasebetine benzer. Hep verir, hiç almaz. Sevgili nazlıdır, sitemi eksik etmez, incinmeğe de hiç gelemez. Diğer... Devamı

Fener Patrikahanesi - Rum Okulu

2009-06-17 09:15:00

EDREMİT-CUNDA  ADASI  RUM  OKULU’NUN DERS PROGRAMI Edremit’e  bağlı  Cunda (Ali Bey)  adasının  belediye  Başkanı   adadaki Rum  Okulu  idarecilerinin   şüphe  çeken  tutumlarını   gizlice  takip  etmek  gereğini  duymuş  ve çok  önemli  belgeler  ele  geçirmiştir.Araştırmalardan,  Cezayirli  Hasan  Paşa’nın  izniyle açıldığını  öğrendiğimiz  Cunda  Rum  Okulu’nda ,  Belediye  başkanı  İzzet Bey’in  elde  ettiği  belgeler arasında  bir  ders  programı  vardır.Papaz İkonomos  tarafından  kurulan   okulun,  baskın  sonunda   ele  geçirilen  1884  ders  yılı   programı  aynen  şöyledir:BİRİNCİ  KISIM:TÜRKLER  HAKKINDA  TEMEL  DÜŞÜNCEMadde 1-Türkleri  ezeli  düşman  olarak  Rumlar’a  tanıtmak.TÜRKLER  ALEYHİNE  BEYNELMİNEL  PROPOGANDAMadde 2-Türkler’in  en  ufak  hatalarını   büyülterek  Avrupa’ya  duyurmak,  medeni  alemi  Türkler’e  düşman  etmek.TAKİP  EDİLECEK  İKTİSAT  POLTİKASIMadde 3-Türkler’i  iktisaden  çürütmek,  bunun  için  de  zengin  Türkleri  sakat  ticaret   yollarına  götürmek,  bol  faizli  krediler  açmak,  ağır  şartlarla  rehin  kabul  etmek.Türk  mamulatının   sahtelerini,  çürüklerini  yapaıp,  aynı  Türk  malı  damgası ... Devamı