MHP'nin başarısının arkasında ki gerçekler !




29 Mart yerel seçimlerinin galipleri safında yer alan Milliyetçi Hareket Partisi 2004’e göre oylarını 6, 2007’e göre ise 2 puan artırarak % 16.1’e çıktı. Bu oran MHP tarihi içerisinde ikinci en büyük rakama tekabül ediyor. MHP 48 milyon seçmenden, 6.379.382’nin oyunu aldı.

Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP 18 Nisan 1999 seçimlerinde % 18 oy alarak iktidar ortağı olmuştu. 3 Kasım 2002’de parlamento dışında kalan MHP, beş yıl aradan sonra 2007 seçimlerinde yeniden parlamentoya döndü. MHP on yıl sonra ise 1999 zaferine yakın bir başarı elde etti.
MHP bütün zamanlarda aldığı oydan daha fazla özgül ağırlığa sahip bir parti oldu. Parlamentoda olduğunda da, dışında kaldığı dönemlerde de ülke siyasetine yön verdi. Özellikle yakın zaman içinde “27 Nisan e-bildirisi, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 367 tartışmaları” sırasında TBMM dışında olmasına rağmen tarihi bir rol oynadı.
MHP bu dönemde sorun çıkaran bir parti değil, sorun çözen parti işlevi üstlendi. Bu tavır MHP’ye ve Devlet Bahçeli’ye karşı olan güven duygusunu artırdı.

Devlet Bahçeli’nin ilkeli ve sorumluluk sahibi siyaset anlayışı MHP dışında da saygı uyandırdı. Bahçeli’nin MHP’yi sokağa indirmemesini eleştirenler bu tavrın hem ülke hem de parti için doğru ve kazandıran bir tavır olduğunu görmüşlerdir herhalde.
MHP seçmen desteğini ülke geneline dengeli bir biçimde dağıtamamasına rağmen özellikle 2002’den bu yana Batı bölgelerinde oyunu düzenli biçimde artırıyor.

Bu seçimlerde Balıkesir, Manisa, Isparta ve Uşak belediyelerini kazanması bazı kesimlerce sürpriz olsa da MHP’yi yakından takip edenler için sürpriz olmadı. SETA Vakfı tarafından seçimler öncesinde hazırlanan MHP analizinde bu durum net biçimde ortaya konulmuştu.
SETA’nın değerlendirmesinde başta Ege Bölgesi olmak üzere ülke genelinde MHP’nin oyunu artırmaya devam edeceği öngörüsünde bulunulmuştu. (Değişim ve Süreklilik Ekseninde MHP, www.setav.org, Şubat 2009)
Kimlerden oy alıyor?
MHP İç Anadolu’da, Akdeniz’de, Ege’de, Karadeniz’de ve Akdeniz’de oylarını artırırken Doğu ve Güneydoğu’da  oyları düşük kaldı. MHP oylarının yükseldiği bölgelerin, geleneksel kültürün hakim olduğu yerler ile iç göçün yoğun olarak yaşandığı yerler olduğu tespit ediliyor. Özellikle mezhep ve etnik farklılıkların yoğun olarak yaşandığı yerlerde MHP oylarını düzenli olarak artırıyor.
Bütün zamanlarda güçlü bir gençlik örgütüne sahip olan MHP, teşkilatından aldığı güce, doğru aday tespitini eklediğinde AK Parti karşısında zorlu bir rakibe dönüşebiliyor. MHP, bu seçimlerde iktidar partisinin elinden Balıkesir, Manisa, Uşak, Isparta gibi gelişmiş batı bölgesi Belediyelerini aldı. Balıkesir ve Manisa’da ilk defa MHP Belediye Başkanlığı'nı kazandı.  
Taha Akyol seçim sonrası yaptığı değerlendirmesinde MHP’deki oy artışını şöyle yorumluyordu: “Devlet Bahçeli’nin gençleri çatışmalardan uzak tutması ve darbeci eğilimlere kararlılıkla karşı çıkması MHP hakkında bir güven yaratmıştır. Ama bu tek başına yeterli değil. Bir partinin büyümesinde 'ideoloji'den başka, 'ekonomi, istihdam, hizmet' gibi konularda da umut yaratması çok önemlidir.” MHP önümüzdeki dönemde ideoloji partisi olduğu kadar merkez partisi olmak ister ve buna uygun yeni açılımlar yaparsa iktidar alternatiflerinden biri haline gelebilir.
MHP Nereleri kazandı, nereleri kaybetti?
2004 yerel seçimlerinde 4 (Gümüşhane, Niğde, Kastamonu, Iğdır) il ve 72 ilçe merkezinde belediyeyi kazanan MHP, bu seçimlerde Niğde’yi AK Parti’ye, Iğdır’ı DTP’ye bıraktı; başta Adana Büyükşehir olmak üzere 9 il (Balıkesir, Manisa, Uşak, Isparta, Bartın, Karabük, Kastamonu, Gümüşhane, Osmaniye) ve 129 ilçe merkezinde belediye başkanlığını kazandı. MHP 2004’ten bu yana hem oyunu hem de belediye sayısını artırdı.
MHP, AK Parti’nin zorlandığı yerlerde ciddi bir alternatif oldu ve seçmen CHP’ye gitmek yerine MHP’yi tercih etti. MHP gelişmiş Batı bölgelerinde özellikle belediye meclis ve il genel meclisi listelerinde dengeli bir dağılım yaptı ve tüm adayların MHP’li olmasını seçmene dayatamadı. Bu tavır seçmende olumlu karşılanırken temsil gücü yüksek kişilerin tercih edilmesi seçim başarısının temel nedenlerinden biri oldu.
MHP’nin 2004 seçimlerinde AK Parti’ye kaybettiği Osmaniye, Isparta ve Uşak’ta belediyeyi bu partinin elinden yeniden alması üzerinde durulması gereken bir başarı.
MHP AK Parti’nin elinden Adana Büyükşehir dahil yedi ili alırken Niğde’yi bu partiye bıraktı. MHP yine Iğdır Belediye Başkanı’nın AK Partiye geçmesiyle iddialı olduğu bu şehirde belediyeyi DTP’ye bıraktı. Kastamonu’da efsane başkan Turhan Topçuoğlu’na seçmen, "bir dönem daha devam" dedi.
MHP seçmenin verdiği bu şansı iyi kullanır ve kazandığı belediyelerde başarılı hizmetler ortaya koyar ve özellikle bir belediyecilik modeli geliştirebilirse genel seçimlerde, buralarda, iddialı konuma gelebilir.  
Oylarını artırmaya devam edecek!
Son dönemde MHP’nin siyasi rotasını “milliyetçi-muhafazakâr” eksene kaydırmak istediği görülürken özellikle bürokratik seçkinlere karşı mesafeli tavrı seçmenden alkış almaktadır.

Bu noktada MHP yönetimin ‘ulusalcılığı’ dışlayan ve ‘geleneksel-milli’ değerlere vurgu yapan çizgisine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor.

Başta Ergenekon Davası olmak üzere MHP’nin son dönemde içine çekilmek istendiği bazı oluşumlardan uzak durması muhafazakâr tabanda olumlu karşılanan bir politikadır.   
MHP 1999 seçimlerinden bu yana seçmen değiştirmeye ve gelişmiş Batı bölgelerine açılmaya devam ediyor. Geleneksel tabanını oluşturan Orta Anadolu’da AK Parti karşısında zorlanan MHP  Yozgat, Çankırı, Kırşehir, Kırıkkale, Amasya, Aksaray gibi yerlerde 2007’e göre oylarını artırmasına rağmen belediyeleri kazanamadı. AK Parti’li belediyelerin olduğu bu yerlerde, halkın belediye hizmetlerinden çok da memnun olmamasına rağmen MHP’nin neden buralarda seçimi kazanamadığı ayrı bir irdeleme konusu.
MHP yerel seçimleri doğru analiz eder ve önümüzdeki dönemde Türkiye’nin yapısal sorunları karşısında siyaset üretmeye devam ederse oylarını artırması sürpriz olmayacaktır. MHP, AK Parti sonrası dönemin flaş partilerinden biri olmaya aday konumundadır.
Özellikle Alevi açılımıyla başlayan sürecin, Kürt meselesiyle sürdürülmesi Parti’nin sosyolojik mütekabiliyetini artıran bir işlev görecektir. Bu noktada MHP’nin "dar milliyetçilik" anlayışından sıyrılması onun geniş kitlelere açılmasını temin edecektir.


MHP’nin başarısının 10 nedeni
1.   Devlet Bahçeli’nin Partisini Ergenekon ve benzeri örgütlenmelerin dışında tutması.
2.      Partinin sokak çatışmalarından uzak durması.
3.     MHP’nin son 10 yılda güven veren sorumluluk sahibi bir parti imajına kavuşması.
4.      Keskin ideolojik tavırlardan ve kavgacı üsluptan vazgeçilmesi.
5.     Sadece eleştiren değil aynı zamanda Hükümete yol gösteren yapıcı bir tavır takınılması.
6. Kürt meselesi karşısında sorumlu davranılması ve çatışmadan uzak bir tutum geliştirilmesi.
7. Parti menfaatlerini değil ülke menfaatlerini önceleyen bir siyaset benimsenmesi.
8.      Doğru adayların tespit edilmesi.
9.     Yerel koalisyonlar kurularak temsil gücü yüksek meclis listeleri yapılması.
10. Muhafazakâr sağ seçmene doğru mesajlar verilmesi.


Hüseyin Yayman - Haber 7
huseyinyayman@gmail.com

 

Yorum Yaz